Murat Çokgezen

Prof. Dr.



Fırsatçılar

Geçtiğimiz hafta özellikle büyük şehirlerimizde görülen yoğun kar yağışı bir anda gündemin ilk sırasına yerleşti. Aslında fena da olmadı. Televizyonlarımızı ilk açtığımızda cinayet, kapkaç, yolsuzluk haberleri değil, kar haberleri gördük. Bembeyaz kar görüntüleri iç karartan haberlerden çok daha güzeldi. Kar haberleri içinde bir tanesi çok dikkatimi çekti. Karla kaplı TEM yolunda polisler zincir takmamış araçların yola devam etmelerine izin vermiyorlardı. Yolun kenarında duran üç kişi de araçlara –muhtemelen biraz pahalı bir fiyattan- zincir satıyorlardı. Haberciler bu üç kişiyi ‘fırsatçılar’ olarak tanımlamakta, onları birer hırsız, üç kağıtçı gibi değerlendirmekteydi.

Halbuki bu üç kişi ticari faaliyette bulunan üç girişimciden başka bir şey değildi. Gerçekten kar yağışının yarattığı fırsatları değerlendiriyorlardı. Zaten girişimcilerin yaptığı piyasadaki kar fırsatlarını değerlendirmekten başka nedir ki? Barınma ihtiyacı çimento, tuğla, inşaat demiri üreticilerine ve bunların satıcılarına, ayrıca müteahhitlere kâr fırsatları yaratır. Yağmur yağarsa şemsiye üreticilerine ve şemsiye satıcılarına kâr fırsatları doğar, bazı girişimciler bunu değerlendirir. Kar yağışı da başkaları için kâr fırsatları yaratır. Kayak merkezlerindeki otelleri ve diğer tesisleri işletenler de karın yarattığı kâr fırsatlarını değerlendiren girişimcilerdir. Yolun kenarında zincir satanlarla, Uludağ’da otel işletenler arasında yapılan işin niteliği açısından hiçbir fark yoktur.

Girişimcilerin fırsatçı olmaları kötü olmaları anlamına gelmez. Fırsatları değerlendiren girişimciler tüketicilere iyilik yaparlar. Aslında niyetleri iyilik yapmak değildir ama tüketici için bir iyilik yapmadan para kazanmak da mümkün değildir. Fırıncı biz kahvaltı soframızda ekmeksiz kalmayalım diye sabahın körü kalkmaz. Asıl hedefi para kazanmaktır ama sonuçta bizim kahvaltı sorunumuz da çözülmüş olur. Zincir satanlar da insanlar yollarına güvenle devam etsinler veya ceza yemesinler diye yol kenarında dikilmemektedirler ama sonuçta o amaca hizmet ederler. Asıl korkmamız gereken fırsatçıların olması değil olmamasıdır. Girişimciliğin engellendiği bir ülkede ‘fırsatçılar’ olmayacağı için tedbirsiz yola çıkanlar kar yağınca yolda kalırlar, kaza yaparlar, ceza yerler.

‘Ya zinciri piyasa fiyatından pahalı satmalarına ne demeli?’ diye soranlar olacaktır. Onlara termometrenin sıfırın altında olduğu bir hava sıcaklığında birkaç saat ayakta durmalarını öneririm. Dondurucu soğukta saatlerce ayakta beklemenin bir primi olmasından daha doğal ne olabilir? Tabii alıcılar bu fiyatı ödemek zorunda değillerdir. Daha tedbirli olanlar, o kadar para ödemek istemeyenler yola çıkmadan önce bir markete gidip ihtiyacı olan zinciri alabilirler. ‘Yok ben o kadar zahmete katlanamam ya da ben o kadar tedbirli değilim’ diyenler ise bunun bedelini ödemek zorundadırlar.

Türkiye’de kavramlar, değerler karmaşası söz konusudur. Kapitalist bir ekonomi olmasına rağmen kapitalizmin vazgeçilmez unsuru olan girişimciler ya da en kutsal değer olan emek küçümsenmekte, devlet kapısından rant elde etmek, mülkiyet haklarını gasp edip zenginleşmek kutsanmaktadır. Çalışıp kazanan işçiler ve patronlar konumlarını utana sıkıla ifade etmekte, hırsızlar, siyasetten rant kovalayan, devlet kapısında dilenenler göğsünü gere gere dolaşmaktadır. Kapitalist bir düzende ilerleme zihniyetimizin değişmesiyle mümkündür. Çünkü zenginliğin kaynağı daha çok üretmektir, daha fazla rant kovalamak değil.


Bu sitede yayınlanan yazılarla ilgili bütün sorumluluk yazarlara ait olup, Özgürlük Araştırmaları Derneği yazarların yazılarından doğabilecek hiç bir hukuki sorumluluğu kabul etmez. Kurumun web sitesine gönderilecek yazılar, editörler kurulu tarafından argümantasyon ve kanıta dayalı olarak değerlendirilir. Ancak düşünce özgürlüğü ilkesi gereği yazarın bakış açısına herhangi bir müdahalede bulunulamaz. Yazılar referans gösterilmeden basılamaz, kopyalanamaz ve paylaşılamaz.

Hakkımızda

Özgürlük Araştırmaları Derneği 2014 yılında kurulmuş olan ve klasik liberal bir çizgiden Türkiye'deki Kamu Politikaları Araştırmaları alanındaki boşluğu doldurmak için faaliyetler düzenleyen bir düşünce kuruluşudur.

Haber Kaynağı

Gelişmelerden haberdar olmak için E-posta listemize kaydolun.