LİBERAL PERSPEKTİF: Konferanslar

Ekonomik Özgürlük Konferansı

 

Ekonomik özgürlük sadece bir ekonomiyi daha müreffeh hale getirmez, bir toplumun bütün dinamiklerini değiştirir. Muhtelif çalışmalar göstermiştir ki, ekonomik özgürlükler diğer özgürlüklerin, demokrasinin ve hoşgörünün gelişmesine de katkı yapar.

Ekonomik Özgürlük Endeksi, Türkiye’nin 1970-2008 arasında yavaş ama sağlam ilerleyen bir reform süreci işlettiğini göstermektedir. Ne yazık ki bu süreç bugün durmuş vaziyettedir. Türkiye’nin politika yönünden ilerleyişi durunca, dünyanın müreffeh toplumlarından birisi olma yolundaki ilerleyişi de durmuştur. Uzun bir süre orta gelir tuzağına takılma ve potansiyelini gerçekleştirememe ihtimaliyle karşı karşıya kalmıştır. Aynı dönemde Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Güney Kore gibi ülkeler ivmeyi arttırarak reformları devam ettirmiş, hem gelir düzeyinde hem de endeksteki yerinde Türkiye’yi geride bırakmıştır. Anılan ülkelerin kişi başına gelir düzeyi 1970’lerde yaklaşık olarak Türkiye ile aynı iken, bugün neredeyse 3 katından fazlaya ulaşmış durumdadır. Bugün ortalama bir Türk vatandaşının geliri 3 kat daha fazla olsaydı Türkiye nasıl bir ülke olurdu? Bu soru gerçekten de sorulmaya değer bir sorudur.

Aslında Türkiye’nin kişi başına düşen milli geliri 1960 yılında bu ülkelerde yaşayanların 1.5 katıydı. Ancak 1960’ta bu ülkeler çoktan ekonomik reformlara başlamışlardı. 1970’e geldiğimizde bu ülkelerin ortalama Ekonomik Özgürlük Endeks skoru 6.95’e yükselmişti (Türkiye 3.7) ve gelir düzeyi açısından Türkiye’yi yakalamışlardı.

2013 yılına geldiğimizde ise Türkiye’nin skoru 6.9’a ancak yükselebilmişken bu ülkelerin ortalaması 8.9 seviyesindedir. Dahası, gelişmiş ekonomik özgürlükleri güçlü büyüme trendlerine katkı sağlamaktadır.

Bugün, Türkiye’nin Endeks skoru orta gelir tuzağına takılmış Endonezya, Malezya, Tayland gibi ülkeler ile aynı seviyededir. 2008 yılında, Türkiye’nin skoru 7.0 ile bu ülkelerin ortalama skoru olan 6.8’i biraz geçmişti. Ancak bugüne geldiğimizde, bu ülkelerin skoru yavaş yavaş artarak 7.0’e gelmiş, Türkiye ise 6.9’a gerilemiştir.

Bütün bu veriler uzun vadede refahı getiren yaklaşımın sağlam adımlarla ekonomik ve yapısal reformlara devam etmek olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu reform iradesini art arda gelen hükümetlerin inatla ve kesintisiz bir şekilde ortaya koyması ender rastlanan bir olgudur. Bu sebepledir ki, 1960 yılında orta gelir tuzağı seviyesinin altında olan 101 ülkeden sadece 13 tanesi bugün yüksek gelirli ülkeler sınıfına dahil olmuş bulunuyor.

Türkiye’nin özgür ve müreffeh bir ülke olabilmesi için yapısal reformlarımıza hız kesmeden devam etmemiz hayati önem taşıyor. Bunun ilk adımı da reform için yol haritasının ve hedeflerin netleştirilmesidir. Bu adımı atmak hedefiyle yola çıkan Ekonomik Özgürlük Konferansı Özgürlük Araştırmaları Derneği, Fraser Enstitüsü, Friedrich Naumann Vakfı, Atlas Network, Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü ve Açık Toplum Vakfı’nın destekleri ve Türkiye'nin önde gelen ekonomistlerinin ve akademisyenlerinin katılımıyla 25 Mayıs’ta Ankara, Latanya Hotel’de gerçekleştirildi. 

 

Türkiye’de Regülasyon ve Hukuk Devleti

Ekonomik Özgürlükler Merkezimizin bir yıldır yürüttüğü “Düzenleyici Kurumlar ve Hukuk Devleti” projesinin sonuçlarını, Hollanda Büyükelçiliği’nin katkılarıyla, düzenlediğimiz “Türkiye’de Regülasyon ve Hukuk Devleti” konferansında kamuoyu ile paylaştık. Konferansımız, yüze yakın seçkin davetlinin katılımıyla 15 Nisan 2016 Cuma günü Ankara Rixos Hotel’de gerçekleşti.

Konuşmacılarımız Prof. Dr. Ali Ulusoy, Prof. Dr. Erdal Türkkan, Prof. Dr Fuat Oğuz, Prof. Dr. Muhittin Acar, Doç. Dr. Uğur Emek ve Yrd. Doç. Dr. Gül Sosay’a konferansımıza yaptıkları değerli katkılarından ötürü teşekkür ediyor, bizleri yalnız bırakmayan tüm ÖAD dostlarına ve organizasyonda emeği geçen ekip arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. 

Liberal İktisat Kongresi '16

10 Kasım Perşembe günü, Bilkent Üniversitesi Mithat Çoruh Amfisi'nde ekonomist ve Diken.com yazarı Mert Yıldız, Doğruluk Payı projesi Koordinatörü Koray Kaplıca, Özgürlük Araştırmaları Derneğinden liberal ekonomist Yrd. Doç. Dr. İlkay Yılmaz ve Prof. Dr. Erdal Türkkan ile Türkiye’nin kalkınma serüveni üzerine konuşacağız. Kongremizde iktisadi kalkınma kavramını ve bileşenlerini konuşacağız. Bunun yanı sıra Türkiye’nin kalkınma sürecine devam edebilmesi için nasıl bir yol izlemesi gerektiğini tartışmaya açacağız.

Ekonomiye ilgi duyan herkesi bu faydalı tartışma ortamına bekliyoruz.

28 Şubat 1997’den Bugüne Türkiye’de Adalet ve Özgürlük

Türkiye’de siyaset dışı unsurların, sivil siyasete yönelik en yakın tarihli müdahalesinin üzerinden tam 18 yıl geçti. Biz özgürlük dostları biliyoruz ki, darbe bireysel haklarımıza yapılabilecek en mütecaviz saldırılardan bir tanesidir. 28 Şubat döneminde binlerce vatandaşımız yasa dışı olarak fişlendi, hakları gasp edildi. Sonrasında gelen siyasi ve ekonomik kriz Türkiye toplumuna ağır bedeller ödetti. 


Ancak, yine biliyoruz ki, darbe ve darbe tehdidi bireylerin hak ve özgürlüklerine yönelen tek saldırı değildir. Bireysel hak ve özgürlüklerimize yönelen saldırılar farklı kaynaklardan, farklı formlarda 18 yıldır durmaksızın gelmeye devam ediyor. 

28 Şubat 1997’den günümüze Türkiye’de adalet mekanizmasını ve özgürlüklerimize yönelik tehditleri konuşacağımız, Sivil Siyaset Platformu ile ortak düzenlediğimiz, 28 Şubat sürecinde özgürlüklerden yana olan tavizsiz duruşuyla dönemin en önemli entelektüel figürlerinden biri haline gelen Prof. Dr. Sami Selçuk’un 27 Şubat 2016 Cumartesi saat 14.00’de Ankara Aldino Otel’de konuşmacı olarak katılacağı “28 Şubat 1997'den Bugüne Türkiye’de Adalet ve Özgürlük" başlıklı konferansımızda sizleri de aramızda görmek istiyoruz.

28 Şubat 1997'den Bugüne Özgürlük ve Demokrasi

Türkiye’de siyaset dışı unsurların, sivil siyasete yönelik en yakın tarihli müdahalesinin üzerinden tam 18 yıl geçti. Biz özgürlük dostları biliyoruz ki, darbe bireysel haklarımıza yapılabilecek en mütecaviz saldırılardan bir tanesidir. 28 Şubat döneminde binlerce vatandaşımız yasa dışı olarak fişlendi, hakları gasp edildi. Sonrasında gelen siyasi ve ekonomik kriz Türkiye toplumuna ağır bedeller ödetti. 
Ancak, yine biliyoruz ki, darbe ve darbe tehdidi bireylerin hak ve özgürlüklerine yönelen tek saldırı değildir. Bireysel hak ve özgürlüklerimize yönelen saldırılar farklı kaynaklardan, farklı formlarda 18 yıldır durmaksızın gelmeye devam ediyor. 

28 Şubat 1997’den günümüze Türkiye’de bireysel özgürlüklerimiz ve demokrasiye yönelik tehditleri konuşacağımız, 28 Şubat sürecinde özgürlüklerden yana olan tavizsiz duruşuyla dönemin en önemli entelektüel figürlerinden biri haline gelen Prof. Dr. Mustafa Erdoğan’ın 28 Şubat 2015 Cumartesi saat 13.30’da Ankara Aldino Otel’de sunacağı “28 Şubat 1997'den Bugüne Özgürlük ve Demokrasi" başlıklı konferansımızda sizleri de aramızda görmek istiyoruz.